SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi

Emperyalizm..

Emperyalizm..
Bu haber 12 Mayıs 2013 - 10:52 'de eklendi ve 8 görüntülendi kez görüntülendi.

Emperyalizm bir devletin kendi sınırları dışındaki başka halklar ve onların toprakları üzerinde onların rızası olmadan egemenlik kurma yönündeki politikası. Dar anlamda emperyalizm ise Avrupalı büyük devletlerin XIX. yüzyılın ikinci yarısında öteki kıtalar üzerinde genişlemelerine verilen addır.

Emperyalizmin nedenleri ve ne anlama geldiği konusunda çok çeşitli tartışmalar vardır. Bunları esas olarak dört grupta toplayabiliriz. Birinci grup görüşler emperyalizmin ekonomik yanını ön plana çıkartır. Biriken sermayeye yatırım olanak ve alanları bulma, 


makineleşme sonucu ortaya çıkan üretim fazlası için pazar yaratma, nüfus fazlası için yerleşim alanı bulma zorunluluğu ve üretim için gerekli hammaddeleri elde etme isteklerinin devletleri emperyalist politikalara zorladığı iddia edilir. Bu tezlere karşı çıkan Adam Smith, Rickardo, Hobson gibi ekonomistler emperyalizmden sadece ufak bir grubun yarar sağladığına işaret ederler. Marksist kuramcılara göre kapitalizmin en son aşaması olan emperyalizm, ekonomi tekelci bir durum aldığı ve diğer kapitalizmin en son aşaması olan emperyalizm, ekonomi tekelci bir durum aldığı ve diğer kapitalist devletler ile rekabet halinde yeni pazarlar bulmaya çalıştığı zaman ortaya çıkar. Bu görüşe karşı çıkanlar, bu görüşün tarihsel kanıtlarca yeterince desteklenmediği ve kapitalizmden önceki emperyalizme açıklama getiremediğini öne sürerler.

Emperyalizmle ilgili ikinci grup görüşler ise emperyalizm ile insanın ve devlet gibi insan topluluklarının doğası arasında bir ilişki kurarlar. Farklı bakış açılarına sahip, Machiavelli, Bacon ve Hitler gibi kişiler bu yolla benzer sonuçlara varmışlardır. Bunlara göre emperyalizm var olabilmek için sürdürülen doğal mücadelenin bir parçasıdır. Güçlü olanların diğerlerine egemen olmaları doğanın kanunudur.

Üçüncü grup görüşler strateji ve güvenlik üzerinedir. Bu görüşe göre devletler güvenliklerini sağlamak amacıyla stratejik noktalar, önemli kaynaklar tampon devletler ve “doğal” sınırlar ile ulaşım ve haberleşme yollarının denetimini ele geçirmek veya buraları başka devletlerin ele geçirmelerini önlemek zorundadırlar.

Son grup görüşler ise ahlakla ilgilidir. Buna göre emperyalizm halkları zorba yönetimlerden kurtaran ya da daha üstün bir uygarlığın nimetlerini sağlayan bir araçtır.

Emperyalizmin zor bir şekilde ortadan kaldırabilmesi, kendilerini emperyalizmin etkisi altında hisseden devletlerin emperyalist amaç taşımayan politikalardan bile kuşku duymalarına sebep olmuştur. Eski sömürgeci ve yeni gelişmiş bazı ülkeleri yeni-sömürgecilik (neo-colonialism) ile suçlayan Üçüncü Dünya ülkelerine göre azgelişmiş ülkelere verilen yardımların arkasında emperyalist amaçlar yatmaktadır.

Genel Tanım

Çeşitli kaynaklar emperyalizmi aşagıdaki biçimlerde tanımlamaktadır.

  • Bir ulus veya devletin gücünü ve etkisini başka uluslar, bölgeler veya halklar üzerine genişletmesi.
  • Bir ulusun kontrolünü diğer halklar üzerinde genişletmesini sağlayan politika ve uygulamalar.
  • Bir devletin kendi sınırları ötesindeki halklar üzerinde, rızaları olmaksızın, kontrol kurma politikası şeklinde tanımlamaktadır. 

    Bu tanımlamaların esas olarak genişleme ve kontrol kavramlarına odaklandıkları görülmektedir. Emperyalizmin esnek ve oldukça geniş şekilde kavramsallaştırılması tarihsel değişimin özgün evrelerinin göz ardı edilmesine yol açabilir çünkü bu tanımlar

    Roma imparatorluğu gibi köleci imparatorluklar için geçerli olduğu kadar günümüz uluslararası ilişkilerini de kapsamaktadır. Kavramın ve kuramların özgünlüğünü belirleyebilmek için emperyalizmin tarihsel evrelerinin göz önüne alınması gerekir.

    Emperyalizmin Tarihsel Evreleri

    Collier’s Encyclopedia emperyalizm tarihini üç büyük evreye ayırmaktadır: Birincisi, 


    16. yüzyıla kadar devam eden ve imparatorlukların genişlemesi ile ilgili olan evredir; ikincisi coğrafi keşiflerle başlayıp 


    19. yüzyıla kadar devam eden emperyalizmdir —eski emperyalizm olarak adlandırılmaktadır; üçüncüsü yeni emperyalizmdir ve yaklaşık


    1880’lerde başlamış ve sömürgelere yeniden büyük ilgi duyulmasına, 


    Asya ve 


    Afrika’nın paylaşılmasına yol açmıştır.

    Etimoloji ve Farklı Kuramsal Yaklaşımlar

    Emperyalizm terimi 


    Latince “imperium” sözcüğüne dayanmaktadır ve 


    diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir. Bu kullanımının dışında 


    Fransa’da 


    1830’larda 


    Napolyon imparatorluğuna hayranlık duyanları nitelemek için, 1848’den sonra ise 


    Napolyon III’ün kötü yönetimini ifade etmek için kullanılmıştır. Emperyalizm kavramının kullanımı 


    1870’lerde İngiltere’de yaygınlaşmıştır.

    Kelime olarak Türkçeyede giren imparatorluk olgusu aslında emperyalizmin kendisidir de. Bu bakımdan 20. yüzyıl ve öncesi devlet yapı ve yürütmeleri eliyle değerlendirmekte kavramın imparatorluk ve emperyalizm özdeşliğine özgül olarak götürür. Örneğin günümüzde çıkan bazı yazılımlarda hala Imperial Edition diye anılan özel bir sürüm bile vardır.

    Bu yaklaşımdan yola çıkıldığı zaman halen var olan yada 20. yüzyılda sona eren devletler bağlamında emperyalist kabul edilenler bellidir.

    Muhafazakar Kuram

    1870’li yıllarda İngiltere’de Başbakan 


    Benjamin Disraeli’nin sömürge imparatorluğunu güçlendirme ve genişletme politikalarını tanımlamak için emperyalizm kavramına başvurulmuştur. Böylece emperyalizm, sömürgecilikle eş anlamda kullanılmaya başlanmıştır.

    Bu yaklaşıma göre emperyalizm , gelişmiş ülkelerde mevcut durumun muhafaza edilmesi için bir gereklilik ve hak olarak görülür.

    Marksist Kuram


    1900’lerle birlikte 


    Rosa Luxemburg



    Rudolph Hilferding, V. I. Lenin ve 


    Nikolai Bukharin basit sömürgecilik yerine ekonomik nüfuzun daha karmaşık şekillerine dikkat çekmişler; pazarların, arz kaynaklarının ve yatırım yollarının hakimiyet altına alınması ile ilgilenmişlerdir. 


    Pierre Jalée emperyalizmi “uluslararası iş bölümünde, ticarette ve sermaye hareketinde belirli ilişkileri vurgulayan ekonomik bir fenomen” olarak; Richard D. Wolff “bir ekonominin diğer ekonomi üzerinde uyguladığı kontrol araçları ağı” olarak; 


    Paul M. Sweezy , Lenin’i takip ederek, “dünya ekonomisinin gelişiminin bir basamağı” olarak; RichardC. EdwardsMichael Reich ve Thomas E. Weisskopf ise “kapitalizmin uluslararasılaşması” olarak tanımlamaktadırlar.

    Toplumsal-Psikolojik Kuram

    Diğer yandan Schumpeter geniş bir yorumla emperyalizmin kapitalizmden önce var olduğunu ve kapitalizm ve


    emperyalizm arasında bir ilişkinin bulunmadığını savunmuştur.

    Bu yaklaşıma göre , savunma gereksiniminin bir gerekliliği olan savaşçı sınıfın varlığını sürdürebilmesinin bir sonucu olarak emperyalizm ortaya çıkar.


    Michael Barrant Brown’a göre emperyalizm “ekonomik yönden az gelişmiş ülkelerin gelişmiş olanlara tâbi olmasını sağlayan ekonomik, siyasal ve askerî ilişkileri niteler. Emperyalizm dünya ekonomisindeki eşitsiz ilişkiler sistemini tanımlayan en uygun kelimedir”.

    Siyasi Kuram

    Hans J. Morgenthau’ya göre ise emperyalizm “ statükoyu yıkmaya yönelik politikalar”dır; Morgenthau, mevcut durumu korumaya yönelik politikaları emperyalist saymaz. 


    Benjamin J. Cohen ise emperyalizmi “siyasal veya ekonomik, dolaylı veya dolaysız bir ulusun diğer ulusu etkin şekilde hakimiyet altına almasına yönelik her türlü ilişki” olarak tanımlamaktadır.

    Liberal Kuram

    John Hobson gibi yazarlara göre , emperyalizm kapitalizmin bir takipçisi değil siyasi bir seçimdir. Doğal kaynakların sınırlı olması , harcamaların azaltılması ve kârların en üst düzeylere çekilebilmesi gereksinimi emperyalizmi doğurur.

    Diğer Yaklaşımlar

    Diğer yandan siyasal boyutu vurgulayan yazarlar farklı tanımlamalarda bulunmaktadırlar. Hans Neisseremperyalizmi “bir ulusun doğal sınırlarının ötesindeki nüfusu kendi siyasal yönetimi altına almak amacıyla bu sınırların ötesinde bir imparatorluk kurma süreci” olarak tanımlamaktadır. Diğer yazarlar ise emperyalizm terimini askerî veya diplomatik baskı ve ekonomik nüfuz gibi dolaylı mekanizmaları da dikkate alarak genişletmektedirler; örneğin George H. Nadel ve Perry Curtis emperyalizmi “egemenliğin veya kontrolün dolaylı veya dolaysız şekilde genişletilmesi” olarak tanımlamaktadırlar.

    Kaynaklar

  • H. Emre Bağce, “Emperyalizm Kuramları ve Amerikan Kamu Diplomasisi”, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, sayı 28, Mart 2003, ss. 63-79.
  • http://gunlukbakis.blogspot.com.tr/
    Etiketler :
    HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

    YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
    POPÜLER FOTO GALERİLER
    SON DAKİKA HABERLERİ
    İLGİLİ HABERLER
    SON DAKİKA
    %d blogcu bunu beğendi: