SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi
Mehmet H. Bozkurt: Günlerimizi çaldırmayalım
Bu haber 07 Mart 2021 - 15:32 'de eklendi ve 22 görüntülendi kez görüntülendi.

Bu kanıya nerden vardım? Bir iki örnekle açıklamaya çalışayım.

Çoğumuz bilir; 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlaması ABD’li kadın işçilerin şanlı, bir o kadar da kanlı sınıf mücadelelerinin anısına Clara Zetkin’in önerisi ile II. Enternasyonal tarafından kabul edilmiştir.

Şimdi birkaç soru soralım.

BİR: Ne yapmıştır ABD’li kadın işçiler?

Özetle patronlarına karşı yiğitçe direnmişlerdir. Burjuva devletin barbar saldırılarına maruz kalmışlar, çoğu yanarak yüzlerce kadın işçimiz yaşamını yitirmiştir. Yani 8 Mart’ta başabaş bir sınıf mücadelesi vardır. Anti-kapitalist bir gündür 8 Mart.

İKİ: Kimdir Clara Zetkin?

Yaşadığı dönemin ve sonrasının ünlü bir komünisti. Sosyalizme bir ömür vermiş, ilerlemiş yaşına rağmen ödünsüz bir işçi sınıfı savaşçısı olarak tarihe geçmiş. Ve bir kadın. Feminist mi? Bence hayır. Çünkü Clara Zetkin’in birincil kimliği kadınlığı değil, siyasal kimliği, komünistliği olmuştur hep.

ÜÇ: II. Enternasyonal nedir?

Dünya işçi sınıfı partilerinin (Marksist partilerin) uluslararası üst yapılanması. Kabaca böyle. (II. Enternasyona’in bir çok partisi Birinci Dünya Savaşında ve takip eden yıllarda devrimci sınıf çizgisinden uzaklaşarak emperyalist paylaşım savaşına onay vermişler, burjuvazi ile uzlaşarak bu günkü burjuva sosyal demokrat partilerin nüvesini oluşturmuşlardır. İhanete ve dönekliğe karşı duran parti ve guruplar II. Enternasyonalden ayrılarak V.İ.Lenin ve Bolşevik Partisi önderliğinde III. Enternasyonali kurmuşlardır. 8 Mart’ın kabulü II Enternasyonalde sınıfa ve komünizme ihanetin henüz belirginleşmediği döneme tekabül eder.) Yani 8 Mart komünistlerin önerdiği ve kabul ettiği bir gündür.

* 8 Mart emeğe özgü bir gündür.

* 8 Mart’ın sınıfsal ve siyasal karakteri vardır.

* 8 Mart Türkiye’de Clara Zetkin, Roza Lüksemburg, Suat Derviş, Zehra Kosova, Behice Boran’la anılır.

1970’li, daha da çok 80’li yıllarda solcular 8 Mart’ın proleter olmayan kadınları da kapsamasını tartıştılar. Sınıf karakterinden ödün verilmemesi koşuluyla kitlesellik, düzen içi meşruiyet ve kadın vurgusunun biraz daha öne çıkarılması gibi konular genel tartışma başlıkları idi. –Ki o yıllarda ben de öyle düşünüyordum- Başa dönüyorum. Birileri bu tartışmaları fazla önemsedi. Bir kez aralanmaya görsün kapıdan ucube şeyler sızdı içeriye.

  • Önce feministler girdi. Burjuvaziye değil, “erkek milletine” saldırarak kadının çifte ezilmişliğinin sınıflı toplumla başladığını unutturmaktan ve kapitalizmi aklamaktan başka bir işe yaramayan uçuk kaçık söylemlerle solda ideolojik kaymalara neden oldular. Liberal solla örtüşerek kendilerine sanal bir alan yarattılar.

*Peşinden Kemalistler geldi. Kadınların özgürlük mücadelesini Atatürk “ilke ve inkılaplarıyla” özdeşleştirdiler. Sanki O’nunla başlayıp O’nunla bitmişti. Ve sanki ABD’li kadın işçiler, Clara Zetkin, Roza Lüksemburg hiç yoktu. 30’lu, 40’lı yılların Türkiye’sinde işkence gören, işten atılan Zehra Kosova, Suat Derviş, Behice Boran değildi.

  • Dahası var. Kapitalist kocalarının süs eşyası, manikürlü, pedikürlü, dekolteli burjuva salon kadınlarının bile hobisi oldu 8 Mart. Konken ve kokain partilerinden arta kalan zamanlarında.

  • En sonuncusu ise “başımıza bu da mı gelecekti” dedirtecek cinsten. Kadını köleleştiren, toplum dışına iten, eve hapseden, kara çarşaflara büründüren şeriatçılar bile 8 Mart’ı kutlamaya kalkmaz mı !

Pes doğrusu. Solun karnı bu kadar geniş olamaz.

Feminist, Kemalist, burjuva, şeriatçı akımların 8 Mart istismarını salt solun taktik hatalarıyla açıklamak eksikli olur. Emeğimizi çalan burjuvazi günlerimizi de çalmaya yeltenir. Yok edemediğini dönüştürmeye. ehlileştirmeye çalışmak burjuvazinin ideolojik mücadelesinin gereğidir. Bunca yıldır kadın diye bir sorunu olmayan burjuvazi, ne diye 8 Mart’ı gündemine alıyor? Ya da daha dün şiddet kullanarak bastırmaya çalıştığı 21 Mart’ı ne oldu da nevruz günü, Ergenekon günü ilan edip resmi törenlerle kutluyor? Hırsızlıktır bu.

Yarın 1 Mayıs’ı da “vefakar, cefakar ve de fedakar” Türk işçisinin bayramı ilan edip TÜSİAD’la birlikte kutlamaya kalkarlarsa şaşırmayalım. Şaşırmayalım, ama izin de vermeyelim.

* 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günüdür.

* 21 Mart Newroz’dur.

* 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik Mücadele Dayanışma Günüdür.

* 1 Eylül şovenizme ve emperyalist savaşlara karşı Dünya Barış Günüdür.

Sol bu günlerin gerek burjuvazi ve gerekse muhtelif solumtraklar tarafından istismar edilmesine geçit vermemelidir. Yoksa Demirci Kawa’nın, Clara Zetkin’in ve 1977 1 Mayısında Taksimde katledilen işçilerimizin “kemikleri sızlar”

28 Mart 2000

Mehmet H Bozkurt

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: