SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi

HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA: HALKIN AVUKATLARIYIZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!

HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA: HALKIN AVUKATLARIYIZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!
Bu haber 21 Eylül 2017 - 16:22 'de eklendi ve 11 görüntülendi kez görüntülendi.

HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA: HALKIN AVUKATLARIYIZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!

12 Eylül günü daha güne uyanmadan dayandılar kapılarımıza. Kırdılar kapılarımızı 5 dakikada. Her zamanki usullerince; uzun namlulu silahları, maskeli yüzleri, korkak gözleri ile girdiler. 12 Eylül cunta geleneğini geliştirip gelmişlerdi. Her gün yüzlerce kişinin girip çıktığı bir hukuk bürosuna savaş psikolojisi ile girdiler.

DAYANILMAZ

Gözlerini ölüm bürüdü onların

korkulu rüyalarda uyanıyorlar uykularından.

Ne günün ilk ışığı

ne balık sürülerinin ışıldaması suda

ne güneşe uzanan dal

ferahlık vermiyor içlerine.

Çalınan insan emeği yaşatmaz oldu

korkulu rüyalarla uyanarak uykularından

korkunç kararlar verdiler.

 

Karşı koymazsak eğer

tehlikededir günlük ekmeğimiz

bacamızın tütmesi tehlikededir

evimiz, aşkımız, çocuğumuz , pencerede saksı

kitap sevgisi, insan sevgisi

tehlikededir.

 

Gözlerini ölüm bürüdü onların

uyumak, uyanmak tehlikededir,

tehlikededir çiçek koklamak

bardakta su, ateşte yemek

bahçede güneş tehlikededir.

 

Fakat korkunç kararlara ve tehlikelere aldırış etmeden

boy atan başakların şarkısı devam eder

topraktan güneşe avaz avaz.

Çatlayan tohumdaki yaşamak arzusu

her zaman galip, her zaman hür,

dağlardan akan suyun sevinci

her zaman genç, delikanlı

kabına sığmaz…

 

 (Arif Damar)

12 Eylül günü daha güne uyanmadan dayandılar kapılarımıza. Kırdılar kapılarımızı 5 dakikada. Her zamanki usullerince; uzun namlulu silahları, maskeli yüzleri, korkak gözleri ile girdiler. 12 Eylül cunta geleneğini geliştirip gelmişlerdi.  Her gün yüzlerce kişinin girip çıktığı bir hukuk bürosuna savaş psikolojisi ile girdiler. Gözaltı, arama, el koyma kararları varmış. Hukuka ihanet etmiş, kulluğu görev bilmiş, aklını faşizme teslim etmiş savcıların kararları ile dayandılar kapılarımıza. Savcılar onlara 18 avukatı derdest edip getirmelerini emretmiş. Ve bu kararlara dayanarak 5 ilden, 16 avukatı işkenceyle gözaltına aldılar.

GÖZALTI KARARLARI MEŞRU DEĞİLDİ

Avukatların evleri, büroları kendi kanunlarındaki yazılanlara bile aykırı bir biçimde arandı. Eşyalarına el konuldu. Büroları çalışamaz duruma getirildi.

Ve gözaltına alınan avukatlar, haklılığın diliyle konuştular;  Nuriye ve Semih’i avukatsız bırakmayacaklarını haykırdılar. Faşizmin hukukunu tanımadıklarını, gayrı meşru kararlara uymayacaklarını, direnmenin bir hak olduğunu, ne olursa olsun devrimci avukatlığı bırakmayacaklarını anlattılar. 9 gün boyunca tutuldukları gözaltı aşamasında da keyfiliğe direndiler. Haksız yere alınmışlardı, buna rağmen polis, işimizi kolaylaştırın, diyordu. Herkes biat ediyor önümüzde siz de biat edin diyordu.  Hayır, gözaltı kararını tanımadılar ve istenen hiçbir şeyi yapmadılar. Açlık grevi yaparak gözaltını protesto etti avukatlar. polis ise su ve şeker vermeyerek işkenceyi artırmaya çalıştı.  Faydasız, işe yaramadı baskıları. Avukatlar su ve şeker almayı keserek cevap verdiler polisin bu saldırısına. Kesintisiz bir irade savaşı sürdü 9 gün boyunca. Bu nedenle parmak izi işlemi adı altında her birine işkence yaptılar. Engin Gökoğlu Nuriye ve Semih’e destek olmak için yaptığı açlık grevi eyleminin 27.  günündeydi. Öfkeyle saldırdılar ona. Kaburgalarını kırdılar. Psikolojik, fiziki işkence 9 gün boyunca sürdü. 9. günün sonunda adına savcı dedikleri siyasi iktidarın yargıdaki kulları tarafından tutuklanmaları istendi.  Avukatlarına dosya hakkında ayrıntılı bilgi vermeden savunma yapmaları istendi. Savcı odasında, hakimliğin salonunda, siyasi polisin gözetim ve baskısı altında ifade vermeleri dayatıldı. Hiç birini kabul etmediler. Direniş adliye binasında da devam etti.

HALKIN AVUKATLARI DİRENDİ. HALKIN AVUKATLARI HUKUKU, SAVUNMAYI, GELECEĞİ SAVUNDU.

DİRENİŞE DÜŞMAN AKP VE ONUN YARGIDAKİ UZANTILARI TARAFINDAN TUTUKLANDILAR.

TUTUKLAMA KARARI GAYRI MEŞRUDUR. HALKIN HUKUK BÜROSU HALKIN HAKLARINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEK. HALKI BİTİRMEDEN HALKIN AVUKATLARINI BİTİREMEZSİNİZ. HALKIN AVUKATLARI BÜYÜMEYE, HALKIN SAVUNMANLIĞINI YAPMAYA, DİRENMEYE DEVAM EDECEK. 30 YILDIR HALKIN HUKUK BÜROSUNU BİTİRECEK BİR YÖNTEM BULAMADINIZ YİNE BULAMAYACAKSINIZ.

Ve Arif Damar’ın dediği gibi,

 

 “Fakat korkunç kararlara ve tehlikelere aldırış etmeden

boy atan başakların şarkısı devam eder

topraktan güneşe avaz avaz.

Çatlayan tohumdaki yaşamak arzusu

her zaman galip, her zaman hür,

dağlardan akan suyun sevinci

her zaman genç, delikanlı

kabına sığmaz…

Çatlayan tohumdaki yaşamak arzusu

her zaman garip, her zaman hür…..”

 

Katletmeler, tutuklamalar, gözaltılar gördü Halkın Hukuk Bürosu.  Her saldırıda haklılığımıza daha fazla inandık, geleceğin düşüne daha güçlü bağlandık. Direnmeyi yaşam biçimi haline getirdik. Yerinde durmanın ölüm olduğunu bildik.  Halkın hukukunu her alana taşımaya çalıştık.

Adaletsizliğin derin açlığı içerisinde halkımız, halkın mücadelesi ile adalet mücadelesini birleştirdik. Adaletsizliğe karşı bir ceza istiyoruz dedik. Halk cellâtları için ceza istedik. Ankara’ya yola düştük. 450 km yürüdük adaletsizliği anlatarak. Açlık grevi yaptık, şehir meydanlarında masa açıp imza topladık,  çocukları katledilen ailelerimizin sesi olduk. Seminerler, toplantılar, açıklamalar yaparak adaletsizliği kanıksamayacağımızı haykırdık. Yine yapacağız. Çünkü bu yaşanan sınıf savaşımıdır.

Ne diyor Nazım:

iki motörde iki sınıf çarpışıyor.

– Biz!

Onlar!

– Biz silahsız.

Onlar kamalı.

– Tırnaklarımız.

 

– KAVGA SON NEFESE KADAR.

İki sınıf, iki ideoloji çarpışıyor. Çarpışacak. Tüm halkı tutuklamadığınız sürece halkın hukuk bürosunu bitiremezsiniz.  Halkın Hukuk Bürosu kişilerden ibaret değildir. Devrimci avukatlığın geleneğini büyüterek geliştiriyor. Saldırıya uğradıkça gelişiyor, gelişecek.

Bu ülkenin en saygın, direngen, umutlu ve coşkulu 14 avukatı tutuklandı.  Onların nezdinde halkın adalet mücadelesini tutuklamaya çalışıyorlar, direnme kültürüne saldırmaya çalışıyorlar, koşullara teslim olmamızı istiyorlar. Bu nedenle tüm meslektaşlarımızı, dostlarımızı, halkımızı büromuzu sahiplenmeye,  adalet ve özgürlük mücadelesini büyütmeye ve kavgaya davet ediyoruz.

Yine Arif Damar’ın sözleri ile bitirelim.

 

Karşı koymazsak eğer

tehlikededir günlük ekmeğimiz

bacamızın tütmesi tehlikededir

evimiz, aşkımız, çocuğumuz, pencerede saksı

kitap sevgisi, insan sevgisi

tehlikededir.

HALKIN HUKUK BÜROSU

yorumcahaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: