SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi

Halkın Hukuk Bürosu Açıklama: NURİYE VE SEMİH’İN DİRENİŞLERİNİN GELDİĞİ AŞAMADA…

Halkın Hukuk Bürosu Açıklama: NURİYE VE SEMİH’İN DİRENİŞLERİNİN GELDİĞİ AŞAMADA…
Bu haber 30 Temmuz 2017 - 14:46 'de eklendi ve 9 görüntülendi kez görüntülendi.

Halkın Hukuk Bürosu Açıklama: NURİYE VE SEMİH’İN DİRENİŞLERİNİN GELDİĞİ AŞAMADA…

Tarih30 Temmuz 2017, 13:36Editöryorumcahaber.com

NURİYE VE SEMİH’İN DİRENİŞLERİNİN GELDİĞİ AŞAMADA
SADELEŞMEYE İHTİYAÇ VAR

Dün, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlıklarının 143. gününde tutuklu bulundukları Sincan F Tipi ve Kadın Kapalı Hapishanelerinden iradeleri dışında ve zor kullanılarak Silivri Kampüs Hastanesi’ne götürüldüler. Semih kayışla sandalyeye bağlanarak, Nuriye çarşafa sarılarak götürüldü. Semih Özakça’nın bedeninde tutanaklarımızda kayıtlı şekilde zor kullanma izleri oluştu.

            Onlar tam 143 gün, açlıkla ve açlığın yarattığı bedensel acılarla mücadele ederek işlerini geri istediler. Açlık grevi eylemi onların taleplerindeki ısrarı ve isteklerindeki yoğunluğu gösteriyordu.

            Bir yılın yarısını direnişle işkence saldırıları baskılara karşı koyarak geçirdiler. En zor koşullar altında dahi direnmekten vazgeçmediler.

            “Taş Olsa Çatlardı  derler ya işte öyle. Onların azmi ve isteklerinde ki samimiyet karşısında buzlar erir, taşlar çatlar, en katı yürekler bile dayanamazdı. Nitekim hem ülkede hem de dünyada çeşitli düşünce ve inançtaki milyonlarca insanın yüreği bu iki insanla beraber çarptı. Kitleler onların haklılıklarına inandılar Vgördüler ki Semih Özakça ülkenin Güneydoğu ucundaki köy okulunda kendisini beklemekte olan öğrencilerini ölesiye sevmekte ve özlemektedir. Nuriye Gülmen üniversitesinde gençlerle kurduğu ilişkiyi geri istemekte öğrenme ve öğretme arzusuyla yanmaktadır. Kendilerine yapılan bu haksızlığa tahammül edemediklerine ise hiç kimsenin kuşkusu kalmadı. Onlar için başka yol yoktu, kaçış aramadılar.

            Peki, AKP hükümeti ne yaptı?  Oluşan  kamuoyu ve bu iki insanın ısrarı karşısında toplumsal ahlaki ve hukuki görevini yapmak yerine açlık grevindeki bu iki insanı önce tutuklattı  sonra tüm hukuksal ve politik çağrılara kulaklarını tıkadı. Üst düzey siyasi çağrılara, DKÖ’ lerin milletvekillerinin ailelerin isteklerine duyarsız kaldı. Onları işlerine iade etmek gibi basit bir çözüm yerine  çok daha zor ve masraflı işlere kalktı. Yapılan hatadan dönülmesi için tüm çözüm önerilerine karşı polisiye önlemleri seçti. İster KHK ister komisyon ister yargı kararı ister hükümetin bir başka tedbiri tüm çözüm yollarını kabul ettikleri halde hapishane, gardiyan, jandarma, polis dışında bir devlet insiyatifi ile karşılaşamadılar.

            Nuriye ve Semih kendileri hakkında konuşulan bazı sözler ve paylaşılan tivitler nedeni ile örgüt üyesi ilan edildiler, tutuklandılar. Mahkeme tutuklamanın şartları olmamasına rağmen onların tutukluluğunu devam ettirdi. Hukuksal başvurular sonunda Numune Hastanesi’nin bu iki insan hakkında  hayati tehlikesi vardır, yalnız kalamazlar”  raporuna rağmen  onları yine de tahliye etmedi. Onun yerine kayışla bağlayarak kampüs hastanesine götürdü.

            Ne olmuştu. Bu iki insan ne yapmıştı? Adam mı öldürmüşlerdi, banka mı soymuşlardı, darbe mi yapmışlardı? Hayır bunların hiçbirini o kadar tehlikeli görülmüyordu AKP. Onlar için en büyük tehlike KHK kararlarına direnen bu iki insanın direnişlerinin büyümesiydi. Bu yüzden örgüt demogoji sine sarıldılar. Onları işlerine iade edersek herkes açlık grevi yapar”  diye mantık dışı bir gerekçe sarıldılar.  Onlar yasakladıkça Nuriye ile Semih in isimleri büyüdü ve bir simge halini aldı.

            Peki söyleyin Allah aşkına Nuriye ve Semih kazanırsa O iki insan işlerini geri kazanırsa kim kazanır? Kim kaybeder?

            Onlar kazanırsa KHK rejimi kaybeder. Hukuk dışı kararlar kaybeder. İşkenceyi devam ettiren, işkenceye olanak sağlayan Hipokrat yeminini bozmuş hekimler kaybeder. Yargıç  bağımsızlığını yitirmiş, siyasi kararları onaylayan savcı ve hakimler kaybeder. Türkiye halklarını ayrımcılığa teşvik edenler kaybeder. “Benden olmayan aç kalsın susuz kalsın onlara her türlü muamele revadır diyenler kaybeder.

            Onlar kazanırsa Hukuk güvenliği isteyenler kazanır. Onlar kazanırsa bağımsız yargı isteği kazanır. Meslek Onuru kazanır Onlar kazanırsa Türkiye halklarının dayanışması kazanır. Demokratik Mücadele kazanır.

            Velhasıl onların kazanması Türkiye halkları için iyidir, Faşizm için kötüdür.

            Bu yüzden çekin ellerinizi Nuriye ve Semih’in üzerinden. Onları işlerine iade etmek için Olağanüstü birşey yapmanıza gerek yok, kanunu uygulamanız yeterli. akıl, hukuk, vicdan bunu emrediyor.

Halkın Hukuk Bürosu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: