SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi
Kız oğlan kız ama altı aylık gebe
Bu haber 11 Ekim 2020 - 9:30 'de eklendi ve 39 görüntülendi kez görüntülendi.

Anayasa mahkemesinin kapatılması gerektiği açıklamalarla ilgili Özdemir İnce’nin yazısı şöyle:

Böyük Türk milliyetçisi Bay Devlet Bahçeli Anayasa Mahkemesi’nden bıkmış, yerine Osmanlı müessesesi Divanıâli kurulmasını arzu ediyormuş. Bu arzunun Reis-i Cumhur Hazretleri tarafından hararetle desteklendiğini gazetelerde okudum. Bu “olay”ın biçim ve amacını ameliyat etmeden önce, dilbilimsel ve semantik bir operasyon yapacağım. İzninizle!

Osmanlıca yani Arapça “Divan” sözcüğü dilimizde “Meclis” ve “mahkeme” anlamına gelir. Başka anlamları da vardır.

Osmanlıca “Âli” sözcüğü dilimizde “yüksek” ve “yüce” anlamına gelmektedir. Bu durumda “Divanıâli”nin anlamı “Yüce Divan”, “Yüksek Mahkeme” ve “Yüceler Meclisi” anlamlarına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan’ı da kapsayan (içeren) bir Yüksek Mahkeme’dir. Her durum ve anlamda bir Danışma Kurulu olmayıp yüce ve yüksek bir mahkemedir.

Osmanlı’nın “Divanıâli”si, günümüz Anayasa Mahkemesi’nin işlevlerinden bir olan Yüce Divanı’ndan başka bir şey değil.

O dönemin bakanlarını, Yargıtay, Danıştay üyelerini ve Cumhuriyet başsavcısını, görevlerinden doğacak suçlardan ötürü yargılamak için Yargıtay’la Danıştay üyelerinden kurulan olağanüstü mahkeme, Yüce Divan anlamına gelmektedir.

1876 Kanuni Esasi’de bu kurum, Divanıâli adını taşımaktaydı. Kanunu Esasi’nin 31. maddesine göre, gerek duyulduğu zamanlarda ve padişah iradesiyle toplanırdı. “İtham dairesi” ve “hüküm divanı” adlı iki ayrı organdan ve 30 üyeden oluşmaktaydı (madde 92). 10 üyesi Ayan’dan, 10 üyesi Şûrayı Devlet’ten, 10 üyesi de temyiz ve istinat mahkemelerinden kurayla seçilirdi. Her 10 üyeden üçü bir araya gelerek 9 kişilik itham dairesini oluşturur, bu daire dava edilen yüksek düzeyli görevlinin yargılanmasına gerek olup olmadığına karar verirdi. Öteki üyelerden oluşan hüküm divanı ise yargılama işini yürütürdü.

1924 Teşkilatı Esasiye Kanunu’nda da yer alan Divanıâli, 61. madde ile icra vekillerini (bakanlar), Danıştay ve Yargıtay başkanlarıyla üyelerini, Cumhuriyet başsavcısını yargılayacak biçimde yeniden düzenlendi; divanı oluşturma yetkisi, 67. madde ile TBMM’ye verildi. Divanıâli için Temyiz Mahkemesi’nden (Yargıtay) 11, Şûrayı Devlet’ten (Danıştay) de 10 olmak üzere 21 üye seçilir, bunlardan 15’i asil üye, 6’sı yedek üye görevi görürdü.

Divanıâli, 1924 Anayasası’nda 1945 yılında yapılan düzenleme ile “Yüce Divan” adını aldı.

Görev, 1961 (madde 147) ve 1982 (madde 148) anayasalarında Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’ne verildi.

Dikkat ederseniz, hükümet darbesi yapmış iki ihtilal lideri gibi Türkiye’yi anayasasızlaştıran R.T.Erdoğan ve Devlet Bahçeli ikilisi, Yasama’nın (TBMM) çıkardığı yasalar (kanunlar) ile Cumhurbaşkanlığı’nın “Tek Adam” kararnamelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmesini istememektedir. Bu yetki elinden alınırsa Anayasa Mahkemesi, Osmanlı’nın ve 1924 Anayasası’nın basit yüksek mahkemesine dönüşecektir. İğdiş olur! Böylece ÜÇ KUVVET’ten biri olan Yargı, Yasama’yı (TBMM ve Cumhurbaşkanlığı’nı) denetleme gücünden yoksun kalacaktır. Ama asıl amaç, günümüz Cumhurbaşkanı’nı denetim dışına almak, devlet yönetimini bir tür teokratik monarşiye dönüştürmektir. Anayasalı demokratik rejim içinde teokratik bir monarşi: Kız oğlan kız ama altı aylık gebe.

AKP ve MHP, demokrasi ağacının yapraklarını yiyen tırtıllara, çekirgelere benziyor.

Bir ülkenin anayasası, devletin bütün kurum, kuruluş ve makamlarının üzerindedir. Çünkü anayasa, bir devletin bütün varoluş nedenlerini ve eylemlerini kapsar. Bir ülkede anayasa ya vardır ya da yoktur: “Kız oğlan kız ama altı aylık gebe” asparagası olamaz! Olmaz ama AKP ve MHP iktidarında halkımız anayasa ve devletten yoksun kalmış durumdadır. Bu durumun tanımlamasını günümüzün acar siyasetbilimcilerine bırakmaktayım.

Bir ülkede anayasa rafa kaldırılmış ya da kötürüm ise (bir devlet anayasasızlaştırılıyor ve kötürümleştiriliyor ise) devlet ve mülkü oligarklar mafyasının ve despotların eline geçer.

Kızlık (bekâret) zarı dikilir ama bozulan anayasal düzen tamir edilemez!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: