SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi
turhan feyizoglu
turhan feyizoglu
Liberalizm mi, Sosyalizm mi?
Bu haber 25 Mart 2021 - 9:35 'de eklendi ve 55 görüntülendi kez görüntülendi.

Turhan FEYİZOĞLU

BİR YAZI YÜZÜNDEN YILLARCA HAPİS YATAN ŞADİ ALKILIÇ ABİMİZİ UNUTMAYALIM.

“LİBERALİZM Mİ, SOSYALİZM Mİ?”

İstanbul’da doğan iki ünlü şahıstan kısaca bahsedeceğim  bu yazımda.

Birinci şahıs: Nevzat Tandoğan.

1894 yılında İstanbul’da doğan Nevzat Tandoğan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra değişik görevlerde bulunmuştur. Bunlardan bazıları şöyledir:

Öğretmenlik (1914-1918), İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 2. Şube müdürlüğü yardımcılığı ve 1. Şube Müdürlüğü. Malatya Valiliği. Konya milletvekili seçilmişken, Vali kalmayı tercih ettiği için istifa etti ve daha sonra Ankara Valisi oldu (1929-1946).

Yargı önüne sıradan bir vatandaş gibi çıkarılmasını içine sindiremediği için, 9 Temmuz 1946’da, intihar eden Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, CHP’nin tek parti olarak ülkeyi yönettiği dönemde, kovuşturmaya uğrayan bir grup solcuya, “Eğer, bu memlekete komünizm lâzımsa, onu da biz getiririz!”, dediği söylenir. Bu lafın, “Bu ülkede komünizmin kurulması gerekirse onu da biz kurarız” şeklinde, veya bu lafı başka şekillerde de söylediği  değişik zamanlarda yazılmıştır.

*

İkinci şahıs: Lütfullah Şadi Alkılıç. 

1 Mayıs 1332 (1916)’da İstanbul’da doğan Lütfullah Şadi Alkılıç, Harp Okulu’nun son sınıfında iken, “1938 Harp Okulu Olayı” nedeniyle tutuklandı. Yargılandıktan sonra beraat etti.

1962 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nin açtığı, “Liberalizm mi, Yoksa Sosyalizm mi?” konulu yazı yarışmasına karısı Hikmet Alkılıç’ın adıyla, “Türkiye’nin Tek Kurtuluş Yolu: Sosyalizm” başlıklı makalesiyle katıldı. Yazının 12 Aralık 1962 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanmasından sonra, Lütfullah Şadi Alkılıç, “komünizm propagandası”  yapıyor iddiasıyla, 24.12.1962 tarihinde  tutuklandı.

SolHafıza on Twitter: "29Şubat1964: Cumhuriyet'teki makalede komünizm propagandası yapma iddiasıyla yargılanan Şadi Alkılıç ile Yazı İşleri Müdürü Kayhan Sağlamer beraat etti… https://t.co/H1RehjOBqL"

Lütfullah Şadi Alkılıç’ın tutuklanması büyük tepkilere neden oldu. Türkiye’de ve dünyanın değişik ülkelerinde yazarlar, bilim adamları, politikacılar, devlet adamları, tutuklanmasını kınadı ve serbest bırakılması için her türlü girişimde bulundu, çaba harcadı.

TİP Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar , milletvekili arkadaşları ve partililer, hapishanede ziyaret etti. Bora Gözen, Aziz Nesin, Çetin Altan, İlhan Selçuk, Refik Erduran, Yaşar Kemal, Galip Ataç, Mehmet Barlas, Abdi İpekçi, Kemal Sülker, Kemal Biselman, Çetin Özek, Aziz Nesin gibi gazeteci, yazar ve hukukçular yazılar yazarak olayı kınadılar.

Lütfullah Şadi Alkılıç’ın bu yazısından ötürü tutuklanmasına tepkide bulunanlardan ve serbest bırakılmasını isteyen şahıslardan bazıları şöyledir:

Bertrand Russel (Yazar), Giuseppe Saragat (İtalyan Cumhurbaşkanı), Pietro Neni (İtalyan Sosyalist Partisi Başkanı ve İtalya eski Başbakanı), A. J. Ayer (Oxford Üniversitesinde Profesör), M. Dobb (Cambridge Üniversitesi Ekonomi Profesörü), Erich Fromm (Newyork ve Meksika’da Öğretim üyesi), Roger Baldwin (Uluslararası İnsan Hakları Birliği Başkanı), Gunnar Hyrdal (Profesör-İsveç), Pablo Neruda (Şili), Robert Oppenheimer (Profesör-ABD), Julius Stone (Profesör-Avustralya).

Lütfullah Şadi Alkılıç’ın söylediklerinin bir kısmını TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, 2002 yılında, yani 40 yıl sonra dile getirdi. Herhangi bir şey yapılmadı. 40 yıl içinde bir çok şey değişti ama esas sorunlar aşılamadı.

Nevzat Tandoğan, yukarıda aktardığım ve “Senin yerine ben düşünürüm”, anlamına gelen laflarıyla yönetim dışında olanları yok sayan, dışlayan bir anlayışı çok açık bir dille vurgulamıştır. Bu laflar bir kişinin, bir partinin  değil bir anlayışın ürünüdür. Bu laflar başka şekilde de söylenebilirdi. Örneğin, “Eğer, bu memlekete sağcılık lâzımsa, onu da biz getiririz” gibi.

1946’dan beri ne değişti?

“Her şeyi ben sizden daha iyi düşünürüm, siz söylenenleri yapın ve uyun”  anlayışı  değişmedi. Bu anlayış değişebilir mi?

Her konu, her görüş dile getirilmeli ve tartışılmalıdır. Bunun olanakları yaratılmalıdır. Yoksa, söylenenlerin hepsi boştur.

Tarihe şöyle bir bakalım.

Bir kitabı, bir yazısı, bir şiiri, bir konuşması nedeniyle suçlanan ve hayatı tümüyle karartılan insanlar Türkiye’de ve dünyada çoktur.

Türkiye ve dünyada yönetenlerin dışında kalan vatandaşların bazı haklara kavuşması, toplumsal mücadeleler sonucu olmuştur.

Zabit ve Kumandan İle Hasbihal , Mustafa Kemal Atatürk - Fiyatı & Satın Al | idefix

Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal” isimli kitabı, 1918 yılında, Damat Ferit Paşa tarafından toplatılarak yok edilmişti. Bu kitap, daha sonra serbestçe yayınlanma olanağına kavuştu.

 

Lütfullah Şadi Alkılıç’ın yasaklanan yazısı  da kütüphanelerde sonsuza kadar yerini almıştır.

18 Temmuz 1983 günü, Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilen Lütfullah Şadi Alkılıç, uğradığı haksızlıklara karşı şu sözleri söylemişti:

“Ben hapis olurum…ben sürgün olurum…. Ben ölürüm… Fakat tarih ve adalet ölmez, sürgün edilemez, hapis edilemez ve asla unutmaz.”

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: