SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi
Tank Palet Fabrikası bal gibi özelleştirildi
Bu haber 07 Aralık 2020 - 11:27 'de eklendi ve 137 görüntülendi kez görüntülendi.

CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın Tank Palet Fabrikasıyla ilgili açıklamasının ardından Tank Palet Fabrikası yeniden tartışılmaya devam ediyor.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Arifiye’deki Tank Palet Fabrikası’nın Katar ortaklı BMC şirketine satıldığına ilişkin tartışmalara dair açıklama yaptı. Erdoğan, “Yapılan işlemin adı satış değil, özelleştirme değil, işletme hakkı devridir” dedi. Erdoğan’ın açıklamasının ardından Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, Erdoğan’ın 19 Aralık 2018’de Resmi Gazete’de yer alan kararını hatırlatarak, “Bu karar içeriğinde yazılı özelleştirme sürecine ilişkin takvim ve kurallar ortadayken, Tank Palet Fabrikası özelleştirilmedi demek kocaman bir yalandır” diyerek tepki gösterdi.

“TANK PALET FABRİKASI BAL GİBİ ÖZELLEŞTİRİLDİ”

Tank Palet Fabrikasındaki özelleştirmeye karşı yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunan ve Danıştay’a dava açan Av. Tacettin Çolak Odatv’ye son süreci değerlendirdi.

İlk Milli Helikopter Motoru TEİ-TS1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreninde Erdoğan’ın konuşmasına hatırlatan Çolak, “Tank palet fabrikasının Katar’lılara devredildiğine dair eleştirilere yanıt verirken, yine her zaman olduğu gibi yalana başvurmaktadır. Yapılan işlemin satış olmadığını özelleştirme değil işletme hakkı devri olduğunu, fabrikanın bir Türk şirketi olan BMC’ye işletme devri olarak devredildiğini, Katarlı yatırımcılara satışının kesinlikle söz konusu olmadığını söylemekle; yine halkımızın aklıyla alay etmiştir. Yeter artık! Halka yalan söylemeyi bırakın, Tank Palet Fabrikası bal gibi özelleştirildi. BMC paravanıyla Katarlılara devredildi” ifadelerine yer verdi.

“ÖZELLEŞTİRİLMEDİ DEMEK KOCAMAN BİR YALANDIR”

Erdoğan’ın 19 Aralık 2018’de Resmi Gazete’de yer alan kararını hatırlatan Çolak, “Bizzat Tayyip Erdoğan imzalı karar ile Adapazarı Tank Palet Fabrikası özelleştirme kapsamına alındı. Anılan kararda; 31.12.2019 tarihine kadar tamamlanacağı belirtilen özelleştirmenin 25 yıl süreyle işletme hakkının verilmesi yöntemiyle gerçekleştirilmesi yazılıdır. Bu karar içeriğinde yazılı özelleştirme sürecine ilişkin takvim ve kurallar ortadayken, Tank Palet Fabrikası özelleştirilmedi demek kocaman bir yalandır” dedi.

“HÜLLE YOLUNA BAŞVURDULAR”

Tank Palet Fabrikasında Hülle yoluna gidildiğini söyleyen Çolak, “Evet, o tarihlerde gelişen tepkiler üzerine bir hülle yoluna başvurdular. İşletme ilkin Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.’ye (ASFAT) diye bir şirkete devredildikten sonra BMC’ye devredileceğini ilan ettiler. Böylece bu fabrikada yapılan Fırtına Obüsü ve Altay tanklarının BMC tarafından yapılıp ASFAT’a, oradan da MSB’ye satılması şeklinde dolambaçlı bir yolla Katarlıları gözden kaçırmak istediler” dedi.

“ÜLKENİN SAVUNMA SANAYİSİ PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞTİR”

Açıklamasının devamında Çolak, “Erdoğan aynı konuşmasında, ‘BMC bazı projelerinde Katarlı yatırımcılarla da ortaklık ilişkisi kurmaktadır. ABD’lilerle, Almanlarla, İngilizlerle ortaklık yaptığımızda ne oluyorsa ne bir eksiği ne bir fazlasıyla Katarlı yatırımcılarla da aynısı olmaktadır’ diyerek işi küçültmektedir. Sözde Katar’lıların yatırım yapmaya geldiklerini söylemektedir. Oysa bu bir yatırım değildir. Ülkenin savunma sanayisinin yabancılara peşkeş çekilmesidir. Milli güvenliğinin yabancıların eline teslim edilmesidir” ifadelerine yer verdi.

“BU KARAR HUKUKSUZDUR”

HKP, Tank Palet Fabrikasının Katar ortaklı BMC şirketine verilmesine karşı işlemin iptali için Danıştay’a dava açmıştı. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hulusi Akar ile Genel Başkanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Özelleştirme İdaresi Başkanı Ahmet Aksu hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve 22 Ağustos 2019 tarihinde fabrikanın önünde eylem yapmıştı. Danıştay’da yaşanan dava sürecini özetleyen Çolak şu ifadelere yer verdi;

“Danıştay 13. Dairesi 2019/194 E. Sayılı dosyasında Danıştay Savcısının; ‘tank palet fabrikasının özelleştirme kapsam ve programına alınması yolundaki CB kararının 5202 sayılı kanuna ve kamu yararına aykırı olduğu için İPTALİNE karar verilmesi’ yönündeki görüşüne rağmen, 11.04.2019 tarihinde dörde karşı bir oyla davamızı reddetmiştir. Bu karara muhalefet şerhi koyan üyelerden Doç. Dr. Gürsel Özkan yapılan özelleştirmenin yetki yönünden hukuka aykırı olduğuna dikkat çekmiştir. Bize göre bu karar hukuksuzdur ve siyasi etki nedeniyle verilmiştir. Bu karara karşı tarafımızdan Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilmiş ve burası da 2019/2011 E. Sayılı dosyada; tetkik hâkiminin ve 15 üyenin 6’sının iptal yönünde görüş bildirmelerine rağmen itirazımızı oy çokluğuyla reddetmiştir.

Karara muhalif kalan üyeler, özelleştirmenin 4046 Sayılı Yasaya, 5201 Sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silah Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşları Denetimi Hakkındaki Kanuna, yine 5202 Sayılı Savunma Sanayi Güvenliği Kanununa aykırı olduğuna, yapılan özelleştirmenin de YETKİ YÖNÜNDEN SAKAT OLDUĞUNA ilişkin tam sekiz sayfalık karşı oy yazısı yazmışlardır. Çoğunluk ise hiçbir gerekçe belirtmeden Danıştay 13. Dairesinin kararı usul ve yasaya uygundur diyerek itirazımızı reddetti.”

“MİLLİ GÜVENLİĞİN KATARLILARA DEVREDİLMESİDİR”

Çolak açıklamasının devamında, “Oysa devredilen alelade bir işletme değildir. Tank Palet Fabrikası Türk Ordusunun stratejik önemdeki bir tesisidir. Bu fabrikanın yabancılara devri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir birliğini özelleştirmekle aynı anlama gelir. Ayrıca bu satış açıkça Türkiye’nin milli güvenliğinin Katar’lılara devredilmesidir. Bu durumdaki bir ordunun güçlü ve caydırıcı olabilmesi mümkün müdür? Kaldı ki; o Katar Emiri ki, Kıbrısta’ki ulusal davamızda Rumlardan yana davranmaktadır. Bu yapılanlar Ordu’yu çökertme girişimidir. Vatana ihanettir. Anayasa ihlalidir” dedi.

“ÖZELLEŞTİRMELER İPTAL EDİLİP KAMULAŞTIRILACAKTIR”

Çolak açıklamasına, şu sözlerle son verdi:

“Bu devir açıkça idare hukukuna göre iptali gereken bir işlemdir. Ceza hukukuna göre de suçtur ve sorumluların cezalandırılmaları gerekir. HKP’nin yaptığı bu her iki başvuru da AKP’nin hukuk bürolarına dönüştürülmüş yargı tarafından sonuçsuz bırakılmıştır, maalesef. Evet, bugün kendisini hiçbir hukuk kuralı ile bağlı görmeyen bir siyasi iktidar bulunmaktadır. Yargıya doldurduğu yandaşlarıyla bu tür kanunsuzluklarını şimdilik perdeleyebilirler. Ancak bu sürgit böyle gitmez, gidemez. Başta işçi sınıfımız ve emekçi halkımızın örgütlü mücadelesi tüm bu hukuksuzluklara son verilecek. Halkın Kurtuluş Partisinin öncülüğünde kurulacak Demokratik Halk İktidarında, tüm özelleştirmeler iptal edilip kamulaştırılacaktır. Tabii sorumlular da bugünkü yasal mevzuata göre yargılanıp, halka hesap verecekler.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: