SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi

Türkiye de Laikleşme

Türkiye de Laikleşme
Bu haber 28 Mart 2015 - 15:23 'de eklendi ve 11 görüntülendi kez görüntülendi.
Laikliğin tarihinde karşılaşılan ilk kavram “Tolerans”dır. Latince “Tolerare” fiilinden türetilmiştir. Bu fiil izin vermek, göz yummak, çekmek veya hoş görmek anlamlarına gelir. Buradan hareketle türetilen tolerans, yabancı veya başka türlü fikir veya davranışları hoş görme demektir. Toleransın doğuş kaynağı Yunan kültürüdür. Yunan politeizmi kültürel bir din olduğu için, oldukça toleranslıdır. Çünkü din topluma dışardan empoze edilmemiştir. Peygamberi, kutsal kitabı ve kilise organizasyonu yoktur. Diri ve devlet ayrılığı olmamasına rağmen tolerans vardır. Ancak tolerans hiç bir zaman din hürriyetinin yerini tutamaz. Çünkü tolerans yasal bir hak değil, devletin tanıdığı bir tavizdir. Oysa din hürriyeti yasal bir haktır. Gerçek anlamda din hürriyeti ancak Laik devlet düzeninde bulunur. 
İşte Yunan ve Roma’daki tolerans, Hıristiyanlık tarafından ortadan kaldırıldı. Orta çağ boyunca koyu bir taassup (toleranssızlık) hüküm sürdü.Ancak rönesans, coğrafi keşifler, reformasyon ve hümanizm hareketleri sonucunda Hıristiyan taassubu yıkıldı. Bu hareketlerin etkisiyle Avrupa’nın hem maddî hem de manevî hayatında köklü değişiklikler meydana geldi. Bu değişiklikler Fransız ihtilalini hazırladılar. Fransız ihtilalinin hazırlanmasında yeni çağın bilim, sanat ve teknik alanlarındaki gelişmeleri ve modern felsefe akımları etkili oldular. Bilhassa, Fransız ihtilalinin temelinde bulunan “tabiî hukuk teorisi” ile “aydınlanma felsefesi” Laiklik fikrinin gelişmesinde büyük bir rol oynadı. 

ANAYASAL OLARAK TÜRKİYEDE LAİKLEŞME…
Türkiye’deki laikleşme sürecini anayasal olarak izleyecek olursak; 1924 Anayasası’nda devlet din münasebetleriyle ilgili sadece iki madde vardır. 1924 Anayasası’nın 2. maddesi devletin dininin İslam olduğundan bahsediyor. 75. maddesi ise “kimse mensup olduğu din, mezhep, tarikat ve felsefi içtihattan dolayı muaheze edilemez. Asayiş ve adabı muaşereti umuriye ve kavanine mugayir olmamak üzere her türlü ayin serbesttir” demektedir.

1937 yılında yapılan değişiklikle 2. maddedeki “dini İslam” ibaresi kaldırıldı. Ve laiklik ilk defa olarak Anayasaya girdi. 75. maddede felsefi içtihat başa alındı. “Tarikat” kelimesi kaldırıldı.
1961 Anayasası 2. maddedeki laikliği muhafaza etti. 19. ve 20. maddelerde “inanç, düşünce ve kanaatini tek başına ve topluca yayma hürriyetini getirdi.

1971 yılında değişiklikle bu maddede “Bu yasak dışına çıkanlar ve başkasını bu yolda kışkırtanlar kanuna göre cezalandırılır” şekline sokuldu.1961 Anayasasının 57. maddesi siyasi partilerin tüzük ve programlarının “Laik Cumhuriyet ilkelerine uygun olma” şartını getirdi.
1971 yılında 26. maddede gerekirse Laik Cumhuriyetin korunması için “halkın basın dışı haberleşme araçlarından faydalanma hakkından feragat” edilebileceği hükmünü getirdi.
1982 Anayasası’nın 24. maddesi herkesin vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu söyler fakat; “Kimse devletin sosyal, ekonomik ve siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma ………………… dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” demektedir.
1982 Anayasası’nda, milletvekilleri yemin ederken “…… Demokratik ve Laik Cumhuriyet ilkesi……” ibaresi geçmektedir.
Ayrıca diyanet işleri ile ilgili 1982 Anayasası’nın 136. maddesi Başkanlığın “ laiklik ilkesi doğrultusunda ” görevlerini yerine getireceği hükmü vardır.

http://gunlukbakis.blogspot.com.tr/
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: