SON DAKİKA

Günlük Bakış- Muhalif, Yorum, Haber, Makale sitesi

Uydurulan Din,Gerçek Dinin Önüne Geçti..

Uydurulan Din,Gerçek Dinin Önüne Geçti..
Bu haber 10 Temmuz 2016 - 18:14 'de eklendi ve 13 görüntülendi kez görüntülendi.


İslamiyet’in Allah’ın indirdiği biçimiyle uygulanmadığını söyleyen İlahiyatçı yazar Halit Bülbül, “Kur’an’a göre aklı ön plana çıkarmayanların üzerine pislik yağar” dedi.

İlahiyatçı yazar Halit Bülbül, İslamiyet’in Allah’ın indirdiği biçimiyle uygulanmadığını söyledi. Bülbül; “İslam bir anonim şirket olsa en düşük payı Allah’a ve Kur’an’a verirler. Kur’an’a göre aklı ön plana çıkarmayanların üzerine pislik yağar. Bugün akıl öne çıkmadığı için din, bidat ve hurafelerle dolu” diye konuştu. Duayen gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun Karadeniz TV’de canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu programında “uydurulan dinin indirilen dinle çatışması” masaya yatırıldı. 

Lanetli coğrafya mı?

Hulki Cevizoğlu: Bu coğrafya lanetli bir coğrafya mı? Neden bildiğimiz bütün peygamberler hep bu coğrafyaya gelmiş? Keşfedilmemiş de olsa bir Amerika var mesela o dönemde değil mi?
Halit Bülbül: Mısır’la Basra Körfezi arasındaki bölgede, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberler burada yaşamış. Farklı farklı dinler yok. Allah’ın indirdiği tek din var. Peygamberlerin ne olduğunu, kim olduğunu Kur’an’ı Kerim’den değil, hurafelerden öğreniyoruz. Kur’an’da bahsedilmiyor, edilse de öyle bir bölge bilinmiyor ki. Anlaşılmaz zaten.
Hulki Cevizoğlu: 7.5 milyar dünyalı içinde ancak 1.5 milyarı Müslüman. Neden bu kadarı sadece Müslüman? İslamiyet anlatılamıyor mu? 
Halit Bülbül: Elimdeki dergideki habere göre Endonezya’da bir kadına Ramazan’da yemek yedi diye yüzlerce kırbaç atılıyor. Binlerce insanın okuduğu bir dergi bu. “Allah adına yapılıyor bu” diyor yazıda. Bunu okuyan insanların inançsız olması ya da İslam’a karşı olması normal. Böyle tanıtılan bir dini ya da sakaldan çarşaftan bahseden bir dini bu benim işimi çözmez diye düşünüyor.

Emevilerin yaptığı kötülükler

Hulki Cevizoğlu: Peki bu Emeviler kim? Hep deniyor ki Emeviler geldi dini değiştirdi. Dine ne zarar verdiler?
Halit Bülbül: Mekke’de yaşayan Haşimi ve Emevi diye iki büyük aile vardı. Peygamberden önce de birbiri ile kavgalı iki ailedir bunlar. Hz.Muhammed Haşimi ailesinden idi. En büyük düşmanlığı Emevi ailesinden gelenler yaptı peygambere. Sadece peygambere değil ailesine, arkadaşlarına, ona inananlara. Emeviler daha zengin Haşimilerden. Muaviye ve Ebu Süfyan Mekke fethedildiği gün Müslüman oldu. Gerçekten oldu mu olmadı mı bilmiyoruz ama daha sonraki hareketlerine bakınca, imanında samimi olmadığı anlaşılıyor. Muaviye’nin oğlu Yezid, “Müslümanlığı Mekke’ye hakim olmak için icat ettiler, gökten bir şey inmedi” diyor. 
Hulki Cevizoğlu: “Belam” yani menfaat için dini hiçe saymak kavramının içine girer mi bunlar?
Halit Bülbül: Mal da bilgi de Allah’ındır. Bunlar benim dendiği zaman yanlış olur. Allah’ın dendiği zaman ise insan ancak insan oluyor. Bütün dinlerin getirdiği budur.

Peygamberin cenazesi üç gün defnedilmedi

Hulki Cevizoğlu: “Peygamberin ölümünü anlatır mısınız” diyor bir izleyicimiz. Nedir bu sorunun önemi?
Halit Bülbül: Hz. Peygamber öldükten sonra namazı kim kıldıracak, yerine kim geçecek diye üç gün cenazesi ortada bekledi. Akıl devre dışı bırakıldığı zaman, uydurma hadisler ortaya çıktığı zaman böyle oluyor. Üç gün sonra ve gece defnedildi. Dışarıda kavga devam ederken iş oldubittiye getiriliyor mecburen ve defnediliyor evin içine.
Hulki Cevizoğlu: Buhari, Peygamberin hadislerini yazmadan önce, gusül abdesti alıp rüyasında peygambere onaylattığı kendi kitabında yazıyor, diyorsunuz. Bu nasıl oluyor? Hadisler söz konusu olduğunda en güvenilir kaynak olarak kabul ediliyor Buhari. 
Halit Bülbül: Tercümelerinde yer almıyor bu not ama Arapça aslında var. Şimdi peygamberi rüyasında gören sahabe oluyor. Kendisini görüyor çünkü. Söylediği sözler de hadis oluyor. Halbuki Kur’an ne diyor? “Ölüler sizi duyamaz” diyor. Aklı öne koyup önce düşünmek lazım ancak. 

Kabe ve Mescidi Haram

Hulki Cevizoğlu: “Hz. Muhammed neden 12 eşle evleniyor, sizin için tek eş daha hayırlıdır denmesine rağmen” diye soruluyor.
Halit Bülbül: O günkü toplum yapısını disipline almak ve akrabalık bağı ile İslamiyet’i yaygınlaştırmak için evleniyor. Himaye ediyor bazılarını. “Senin için evlenmek haramdır” ayeti gelene kadar oluyor bu. Bugün yapılanlar başka. “Himayeme aldım” diyorlar ama madem öyle, güzellerden birini seçip himayene alacağına gerçekten himayeye muhtaç olanlardan birini himaye et. 
Hulki Cevizoğlu: Bugün kırsal kesimlerimizdeki çok eşliliğe ne diyorsunuz?
Halit Bülbül: Aynı şey… İslam’dan önceki putperestliğe dönüş. Eşlerin fiziki, ruhsal durumları müsaitse istediği kadar olabilir çocuk.
Hulki Cevizoğlu: Neden Kabe’ye Mescidi Haram deniyor? Haram olan ne?
Halit Bülbül: Haram saygı duyulan demektir. Hürmet edilen saygı duyulan mescit demektir. Ama “Mescidi Haram değil de haram nedir” deyince yasak olan şey derim. Türkçe’deki yedi gibi. Sayı da gelir akla yemek de…

Kişi, tevhid inancına sahipse paçayı kurtarır

Hulki Cevizoğlu: Ölüler duymaz demiştiniz ya “ölüler duymazsa Yasin’i neden okuyoruz ölünün arkasından” diyor bir izleyicimiz.
Halit Bülbül: Dini değerlere moral değer deniyor ya insan moral buluyor bununla. Yasin suresinde biz bunu dirileri uyarmak için kullandık diyor. Kuranı Kerim’in ölülere yönelik hiçbir ifadesi yok. Dini yanlış yorumlayarak kendimizi avutmuş oluruz. Çanakkale’de 253 bin şehidi yok sayıp Atatürk’ü yok saymaya çalışıyorlar ya… Onun gibi. Evliyalar gelmiş falan diyorlar… O zaman o kadar şehit niye oldu?
Hulki Cevizoğlu: Kabirdeki sorgu melekleri ve kabir azabı var mıdır?
Halit Bülbül: Kur’an’a göre böyle bir şey yok. Kur’an’daki ifadeye göre ruhlar kıyamet gününe kadar uyku halindedir. 
Hulki Cevizoğlu: Bir izleyicimiz “Japonların bir kitabı ve peygamberi olmamasına rağmen nasıl böyle çalışkan oluyorlar” diyor.
Halit Bülbül: İşte vicdanlarındaki peygamberi öldürmemişler. İnsanın tabiatında şey vardır. Mesela bir çocuk dünyaya geldiğinde ağlamayı bilir. Bunu kimse ona öğretmez. Bazı şeyleri içinde var ediyor insanların. Bu da öyle bir şey. İçindeki peygamber dediğim bu. Tevhid inancına sahipse paçayı kurtarır.

Dinde akıl öne alınmayınca bidat ve hurafeler öne çıkıyor

Hulki Cevizoğlu: Size çok sorulan sorulardan biri de şu; kadınlarla tokalaşmak günah mıdır? 
Halit Bülbül: Kur’an’da böyle bir şey yok. Böyle bir yasak söz konusu değil ama herkesin gelenek göreneği kendini bağlar. Bir toplumda kadınla tokalaşmak hoş karşılanmıyorsa ben de toka yapmam ama Kur’an’da böyle bir yasak yok.
Hulki Cevizoğlu: Bidat ve biat konusu var. Ne demektir?
Halit Bülbül: Biat değil beyattır o. Onaylamak kabul etmek anlamındadır. Vatandaşın sandıkta oy vermesi ben o partiye biat ediyorum demektir ama o vatandaşın biatını geri alma hakkı vardır. Bidat ve hurafe birbirine yakın ama farklıdır. Bidat sonradan dinden olmayan şeyleri dinin içine sokmaktır. Hiçbir bidat insanı doğru yola götürmez. Hurafe ise gerçekten dinden olduğu halde sağını solunu değiştirip onu kuşa çevirmek. Mesela şeytan taşlamak… “Şeytan binadaki duvar değil, şeytan kanınızda” diyor Hz. Peygamber.
Hulki Cevizoğlu: “Cuma iki rekâttır ve bunun dışındakiler bidattır” diyorsunuz. 
Halit Bülbül: Peygamber öyle kılardı.
Hulki Cevizoğlu: “Cuma hutbesi namazdan sonra olurdu” diyorsunuz.
Halit Bülbül: Evet Emeviler değiştirdi. Ezan da mesela bu kadar makamla ve uzun uzun okunmazdı. Şimdi saatler var alarmlar var. Bağırarak ezan okumanın anlamı yok bugün. Ezanı duyuracağız diye rahatsız ettiğimiz insanların hakkını nasıl ödeyeceğiz?
Hulki Cevizoğlu: “Ruhlar çağrılınca gelir mi?” sorusu da size çok sorulan sorular arasındaymış.
Halit Bülbül: Ruhlar gelmez. Ruhlar kıyamete kadar Allah’ın berzah alemi dediği yerde beklerler. Ama ruhlar rüyada anlık olarak birbirini görebilir.

İstanbul’un fethi müjdelenmedi!

Hulki Cevizoğlu: Hz. Muhammed’in İstanbul’un fethini müjdelediği doğru mu?
Halit Bülbül: Gaybı Allah’tan başkası bilemez. Peygamber bunu önceden söylediyse inkârdır. Orada fethedecek komutana atıf var. Peygamber “Ne hoş komutan, ne hoş asker” diye methediyor. İstanbul’u belalı şehir diye zikreden hadisler var. İstanbul o zaman Bizans’ın en güçlü dönemi. Fethedildiğinde en zayıf dönemi. Etrafını sarmışsın surlarını yıkıp almışsın. Çağ açma falan yok orada. Küçümsenecek bir şey değil ama tüm insanlığı etkileyecek kadar büyük bir olay olmadığı için çağ açma, kapama yok…

Mezarlar ve türbeler dilek kapısı gibi 

Hulki Cevizoğlu: Uydurulan din gerçek dinin önüne geçti mi?
Halit Bülbül: Şimdi İslamiyet diye bir din var ama Allah’ın indirdiği din değil. İslamiyet bir anonim şirket olsa en düşük hisse Allah’a ve Kur’an’a düşer. Buna inmiş durum. Hz. Muhammed “Kabirleri ziyaret edin, size ölümü anlatır” diyor. Ancak şimdi mezarlar, türbeler dilek kapısı gibi kullanılıyor.
Hulki Cevizoğlu: Son olarak Deccal kim, ne?
Halit Bülbül: Deccal ve mehdi inancı tüm dinlerde var. Mehdi şu… Kıyamete yakın ortalığa çıkan deccalle gelip savaşacak deniyor. Her dönem birileri birilerini deccal olarak görmüştür. Asırlardır Hz.Muhammed’e deccal diyen Haçlı güçlerle, yıllardır Atatürk’e deccal diyen dinci tahripçiler kol kola girmişlerdir.

Yeniçağ Gazetesi, 21.01.2013, Pt., s.1
http://gunlukbakis.blogspot.com.tr/

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
%d blogcu bunu beğendi: